Ölümü özledim anne, yaşamak, isterken delice.
Ağladım gözyaşlarım düştü ateşe, yine de bu yangını söndüremedim.
Dibine vurmuş gecelerden geldim. Yalanım yok. Bir cebimde küfür, bir cebimde çocuklara şekerle yaşadım. Hepimizin gurbetindeyim şimdi.
Hesabım kalsın mahşere, elimi yıkar giderim.
Gözüm yaşarıyor yüreğim yanıyor, olmasaydı sonumuz böyle.
Sensiz isyan ettim her an dünyam kahır, dünyam zindan yine başım duman duman olmadan gel.
İki damla gözyaşımla satıldım pazarlarda, kırdılar yüreğimi kırdılar azarlarla, sürgünlere yolladılar sabah dörtte yağmurlarla; Ben yandım, siz yanmayın Allah aşkına.
Bizi zaman yenecek ve anılar kalacak.
Bu dağlara bu yollara, toz eyledi aşk beni. Ben yanarım aşk için, ben yanarım gül için.
Depremler oluyor beynimde.
Haykırsam duyamazsın, çağırsam gelemezsin, yürekten sevemezsin sen.
Söyle ay doğmadan, düşmesin yaş gözüme.
Ben klasik bir kadere teslim olmak istemiyorum ve öldükten sonra değil, şimdi anlaşılmak istiyorum.
Sana boncuktan kuş yaptım konacak pencerene.
Giden bu yolculardan, en çok ben şanssızım. Ne kadar çok yaşadıysam, o kadar çok yalnızım.
Hey gönül gene bu gece, kederim geceden yüce. Gel susalım beraberce, böyleymiş kara yazımız.
Şimdi bütün iyi niyetlerimi, bir bir yargılayıp asıyorum.
Kısa çöp uzun çöpten hakkını alır elbette.
Saçlarına yıldız düşmüş koparma anne ağlama.


