in

Kahraman Tazeoğlu Sözleri

Kahraman Tazeoğlu sözlerini sizler için derleyip bu yazıya ekledik. İyi okumalar.

-Bitirdim Seni Ve Dediğini Yaptım. Unuttum Gitti. Şimdi İstek Sırası Bende. Çıkma Olurmu Karşıma Asla. Hiç Karşılaşmayalım Seninle. Bir Daha Asla Alma Adımı Ağzına. Geçmişindekileri Sayarken Bile Sayma Mesela!

-Ben sana yenilmek için sevdim seni. Hayallerime yakıştığın için sevdim. Ama artık gitme vakti. Duymadığın sesimi sana emanet ederek, acılarıma yokluğunu ekleyerek ve nereye gidersem gideyim seninle kalarak gitme vakti.

-Karşımda bir adam var şu anda; güncesine düştüğü mayınlı satırlarla benli zamanların izini süren. Sen ki bir dar zaman mutluluğuydun yüreğime sızıveren. Ben ki yüreğinin kıyısında taşıdığın uçuruma dokunabilen ilk kadın!

-Tesadüfen çarpışmıştı gözlerimiz ve ben senin yere düşen bakışlarını toplamıştım. Seninkilere karıştı sanırım sol yan kırıklarım,bulamıyorum. Düşünüyorum da tesadüf diye bir şey yok aslında Çekecek çilem varmış deyip geçiyorum.

-Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense. Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı. Olamayacağı. İlk ışıktan sağa dönüyorum hep. Senden değil, seninle karşılaşmaktan korkuyorum.

-Dinsizin hakkından imansız gelir de. Sensizliğin hakkından kim gelecek ?? Ben onu düşünüyorum sevgili.

-Birbirimize birkaç aşk kadar, geç kalmış olmasaydık.”eğer kaybetme korkum olmadan sahip olabilir miydim sana?

-Hiç kimsenin iyi gelmediği yerden sarıyorsun yaralarımı. Hiç kimsenin dokunamadığı yerden kanatıyorsun sonra.

-Bir şairin dediği gibi; ”başka anlamlar arama gerek yok! katlandığım kadar seviyorum seni gerçek bu.” evet bu!

-Eğer insan unutmak istemezse, bir günü bile hatırlar on yıl sonra. Ve unutmak isteyen, bir günde unutur on yılı.

-Kim bilir. Belki iki günden sıkılır gitmeye kalkardın. Bunun için sevmeleri sana bıraktım. Gidişler bende kalsın.

-Bana beni aratıp kendini bulduran yar.O kadar sıkı ki boşluğun şimdi senin boşluğunu hiçbir boşluk kandıramayacak.

-Bir uçurum gibi bahsetti benden; düşmekten çok korktuğu ama bir çocuk gibi kıyısında oynamaktan asla vazgeçmediği.

-Çok mu saftım yoksa çok mu kaptırdım. sahi ya uzun uzun gözlerine dalardım. Ne bileyim işte bir vardın, şimdi yoksun.

-Gitmeni istemiştim, kalışına bayram etmeye hazırken. Hemen gitse demiştim, bir daha ne zaman geleceğini hesaplarken.

-Bana geldiğin yol aşk izlerinle doluydu. Bir dolu aşkın izini örtüyordu şiirlerin. Gelmek eylemi pörsümüştü adımlarında Oysa ben gelişini “milat” sayacak kadar başlıyordum aşka.

-Sustu aşkı sensizliğe acılan kapılar ardında çömelen ıssız karanlık dilime kilitler vursa da dinmeyecek içimin kırgın yalnızlığı.

-Gelişi güzeldin sen sevgilim, gidişi değil.

-Ne nokta ne virgül koyacaksan koy 3 noktayı.

-Galiba ben bu aşkta iyi halden müebbet yedim.

-Öyle fakirdi ki çocukluğum ecel gelse almazdı.

-Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım.

-Olsa olsa sadece bir yarım, yada eksilen yanım.

-Sol yanıma yatsam seni uyusam hep rüyada kalsam.

-Gözüme kaçtı yokluğun, genizime kaçtı sensızliğin.

-Sen kokulu bakmayınca görmeyıde unutmus bu eller.

-Karşısında oturup izliyorum, O ağlıyor ben ölüyorum.

-Seni bir “anı” olsun diye sevmedim ve hiç aldatmadım.

-Rast gele sevilmiş değildin ki rest çekilip gidilesin.

-Evdeki bayat ekmek gibiydin. Ben sana nimet deyip başımın üstünde tutarken, sen gidip başkalarının çöplüğünde küflenmeyi tercih ettin.

-Şimdi söyle; bu denizin dibinde, bu geminin kırık-dökük güvertesinde, bu yırtık yelkenle, bu yönsüz rüzgarın içinde bu aşk nereye gidiyor usta?

-Hiç buluşmadığımız bir yerde hiç bilmediğin bir saatte seni bekliyorum. Gelmen pekte anlam ifade etmiyor. Ben seni beklemeyi hala çok seviyorum.

-Yolumdan dönemediğim için değil, seninle hiçbir yolda yürüyemeyeceğimi bildiğim için gidiyorum. Yeryüzünün bütün aşkları senin ve beni unutabilirsin!

-Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil, Çünkü ayrılanlar hala sevgili.

-Sen sevdana baş aktör değil provasız aşklarına figüran arıyorsun.

-Korkma ve sen sana gözlerimden bak! Gör nasıl seveceksin kendini.

-Sen, bana rağmen kendine iyi bak. Ben, sana rağmen hoşça kalırım.

-Pişman değilim seni sevmekten. Sen adıma yakışan en derin yarasın.

-Anne bak yine terli terli aşk içtim. Ateşim düşmüyor yarin yüreğine.

-Beş dakika daha ”kal”. biraz seveyim sonra ben giderim yemin ederim.

-Gece biz, mevsimler biz, tedirgin biz “ihanet” bütün benliğiyle “sen”

-Bu aşk için, yüksek duvarlardan atlamak yerine asfaltlardan geçmeliyim.

-Ne içimden terk edebiliyorum seni ne de terk ettirebiliyorum sana içimi!

-İcinden geciyor parmaklarım karanlıkta mum gibi. Sana yazıldıkca eriyor.

-Kalbimde uyu ayrılığı geçelim. Kapat gözlerini ‘aşk’ a varınca söylerim.

-Gözlerini gözlerime çakıp içime daldı. Baktığıydım ama gördüğü değildim.

-Kimseyi bir başkası gibi sevmemeli insan. Çünkü kimse bir başkası değil.

-Oysa senden tek bir damla istemiştim; sana kocaman bir deniz sunmak için.

-Yokluğunun iki yakasını bir araya getirip; Varlığını ilikler misin ömrüme.

-Gelişi güzel ayrılıklardı benimki. Senin kadar esaslı, hiç gitmedim senden. Geceleri gündüze cevirmek kolayda, gündüzleri geceye cevirmek okadar zor ki.

-İnancı kırılmayan hiçbir aşk bitmezdi oysaki. İnancımı da alıp gitmeseydin!

-Gerçek aşık, içinden geldiği kadar aşıktır, diğerleri elinden geldiği kadar.

-Vakit kaybı değildin hiçbir zaman ama belki biraz hayal kaybıydın benim için.

-Git artık yar sustuklarını bana harcama.! Yaslanma gôzlerime bu yükü kaldıramam.

-Özledin mi beni,dedim Sustu ! Nefesini en derinden aldı ve, Özlenmez mi , dedi!

-Ey hüznü yüzünde gülücük diye taşıyan kız! Hep kendine mi saklarsın çocukluğunu.

-Gözyaşların süzülüyor saçlarına doğru. Her bir damla dağlıyor beni. Bin parçaya ayrılmış bedenimin tek bir parçası bile dokunamıyor sana. Öyle uzağındayım ki.

-Bir insanın bir insana verebileceği en değerli şeyi “yalnızlığı” bana verdiğini şimdi daha iyi anlıyorum beni kalmaya mahkum eden bir yola nasıl sevdalandığımı da.

-İki ayrı uykuda iki ayrı rüyanın birbirine dokunması gibiydi aşk. Sen bunu bilmiyordun. Toydun. Aramızdaki fark buydu; Sen ateşin yaktığını bilirdin, ben ateşte yanmayı.

-Aşka inanmak kendini sevmektir yüzündeki ünlemi bozmadan. Bilmez misin? Sana aşkın iki kişilik bir yalan olduğunu öğretmediler mi? Neden her seferinde kanıyorsun öyleyse?

-İdama giderken hislerim, güneşim yüzünü görmeyi bekledim hep. Kalemi kırık bir aşkı mühürledim yüreğime. ?unuttum? diye haykırırken bile unutmadığımı ispatlıyordum kendime.

-Verdiğin geçici rahatsızlık için ömür dilerim senden sadece “ben sana ne yaptım”ların kaldı bak bu ucube caddelerde susmanın onaylamak olduğunu hatırlattığın bir gecede BENİ SUSARKEN BÖLME!

-Ben seni yere göğe sığdıramazdım, sen benim üstüme basıpta mı geçtin ? Söyle; ne zaman başladın, ne zaman bittin ? Zaten geç kalmıştın, bir de erken gittin. Canıma tak ettin ayrılık, inan yettin.

-Çok vagonlu bir trende her istasyonda yeniden başlayan çok seferli bir yolculuktur yalnızlık! Yalnızlık sana gelirken yolları günlerin ardında bitirmek; senden giderken yollarda “ömrümü” bitirmektir.

-Şimdiyi yok saymak, yarını ertelemek ve fotoğrafların sınırlı karelerinde, sen’li dünleri yaşamak da, yalnızca, yalnızken yapılacak akıl karı bir deliliktir ve delilik, yalnızlığın en yalın tanımıdır!

-Giderek değil, unutarak vesaireleştirdin sen bu aşkı. ‘Sen’ uçurumlarından, ‘Ben’ denizlerine düştüm. Kendi içimde boğulacak bir ölümü mü hak ettim Rabbim! Onu, kendimi kendi içimde boğacak kadar mı sevdim?

What do you think?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fatih Sultan Mehmet Sözleri

Franz Kafka Sözleri